Giresun Dağları'nın Kelkit Havzası'na indiği yerde kurulmuş bir yayla ilçesi; tahıl tarlaları, kıl keçisi sürüleri ve taş köprülü vadilerle tanınır.
Kuşak
İç kesim
keşif noktası
6
Kategori dağılımıDoğa & Yaylalar · 3Şehir & Kültür · 3
İLÇENİN TAMAMI
Gezilecek yerler
Her noktanın özeti, uzun anlatımı ve metnin dayandığı kaynaklar aşağıda sırayla veriliyor.
ŞEHİR & KÜLTÜR
1 / 6
Çakrak Yaylası, Kilisesi ve Kemer Köprüleri
Üç kemer köprü ve iki kilise kalıntısının durduğu yayla vadisi.
Çakrak köyünün yaylasında üç kemer köprü ile iki kilise kalıntısı yan yana durur; Giresun'a 80, Alucra merkezine yaklaşık 47 kilometre uzaklıkta ve yaylaya Yağlıdere ile Kümbet Yaylası üzerinden ulaşılıyor. Islahat Fermanı'ndan sonra köyde yapılan dört kiliseden biri olan "İkinci Kilise" moloz, işlenmiş ve kesme taşla yığma tekniğinde inşa edilmiş; doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı, üç yarım daire apsisli bir bazilikadır. Yakındaki Kırkharman Obası'nda sağlam bir kilise ile beş değirmen kalıntısı, Çıkrıkkapı Obası'nda ise 1610'larda yapıldığı bilinen, 6,5 kilometre uzunluğunda ve 1,5 metre yüksekliğinde tek kapılı Hacı Abdullah Duvarı var. Köprülerin kitabesi yok, ancak malzeme ve taş işçiliğinden 19. yüzyılın ikinci yarısına ait oldukları anlaşılıyor; yollar kar kalkınca açıldığı için haziran ile eylül arası gitmek gerekir.
ŞEHİR & KÜLTÜR
2 / 6
Seyyid Çağırgan Türbeleri
Boyluca, Fevzi Çakmak ve Gürbulak köylerindeki üç ziyaret yeri.
Alucra'nın köylerine dağılmış türbeler ilçenin en canlı ziyaret geleneğini taşır: Boyluca köyünde Seyyid Mahmud Çağırgan Veli, Fevzi Çakmak köyünde Seyyid Çağırgan İsmail Hakkı Veli, Gürbulak köyünde Seyyid Çağırgan Yakup Gülami türbeleri bulunur. Merkezin Babapınar mahallesinde Sarı Dede, Doludere köyünde ise Seyd-i Bekir türbesi var; belediye bu beş yeri ilçenin turistik yerleri arasında sayıyor. Yanı başlarındaki köy camileri ve taş mezar taşlarıyla birlikte bölgenin Türkmen-Çepni yerleşim tarihini anlatan küçük bir hat oluştururlar. Köy yolları kışın kardan kapanabildiği için ziyaret genellikle bahar ve yaz aylarında yapılır.
DOĞA & YAYLALAR
3 / 6
Anastos Yaylası
İlçe merkezine 10 km, yaz boyunca serinleme yeri olan yayla.
Alucra merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki bu yayla, ilçenin en kolay ulaşılan yüksek mevkilerinden biridir ve yaz boyunca piknik ile serinleme yeri olarak kullanılır. Alucra'da yaylacılık son derece gelişmiş; eskiden hayvan otlatmak için çıkılan yaylalara bugün temiz dağ havası almak ve yayla şenliklerine katılmak için de çıkılıyor. Yüksek rakım nedeniyle temmuz-ağustosta bile akşamlar soğuk olur; gitmek için en iyi dönem haziran sonu ile eylül arasıdır.
DOĞA & YAYLALAR
4 / 6
Hayran Kaplıcası
Aktepe köyünde, ormanın kıyısındaki doğal sıcak su kaynağı.
Aktepe köyünün Belençayır mahallesinde, Mayıs Deresi boyunda bir sıcak su kaynağı ile iki içme suyu gözesi bulunur; belediye burayı turistik yerler listesinde "Mayıs Deresi (Hayran Kaplıcaları)" adıyla sayıyor. Kadınlar ve erkekler için ayrı iki havuzun yapıldığı alanın kuzeyi ormanlık, güneyi dere yatağıdır; suyun kükürt ve demir bakımından zengin olduğu, halk arasında cilt rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenir. İlçenin en bilinen dinlenme yeri sayılır, son yıllarda çevre düzenlemesi ve onarım gördü.
ŞEHİR & KÜLTÜR
5 / 6
Arda Boğazı ve Arda Kalesi
Alucra-Çamoluk yolunu kesen dar geçit ve üstündeki küçük kale.
Alucra merkezine 16 kilometre uzaklıkta, 1.600 metre dolayında kurulmuş Arda köyünün hemen öncesinde yol dar bir boğazdan geçer; belediye boğazı "Arda köyü dönemeci" olarak tarif ediyor. Geçide hâkim yamaçta, üç yanı uçurum ve tek girişi olan küçük bir gözcü kalesi durur; konumu kalenin yolu denetlemek için yapıldığını gösteriyor. Boğaz, kaya duvarları ve derin vadisiyle ilçenin en çarpıcı manzara noktalarından biridir ve araçla geçerken bile görülür.
DOĞA & YAYLALAR
6 / 6
Sarı Dağ Gülü ve Yüksek Köyler
150 yıl sonra yeniden bulunan endemik dağ çiçeği.
Rus doğa tarihçisi Chikhachov'un 1867'de Şebinkarahisar çevresinde tespit ettiği ve literatüre Türkiye endemiği olarak giren "Adonis cyllenea var. paryadrica" — yöresel adıyla Sarı Dağ Gülü, kan damlası ya da horoz gülü — 150 yıl boyunca hiçbir arazi çalışmasında bulunamadı. 2017'de Giresun Orman ve Su Şube Müdürlüğü'nün arazi çalışmasıyla yeniden tespit edildi ve varlığı Alucra'nın yüksek köylerinde de belgelendi. Tohumluk, Zilovacık, Çalgan ve Boyluca ormanlarının çevrelediği bu yüksek köyler, çam ile köknarın yerini birbirine bıraktığı hat üzerinde. Çiçeği görmek için ilkbahar sonu ile yaz başı arası uygun; yollar kar kalkınca açıldığı için köyden teyit almak iyi olur.
AYNI İLÇENİN SOFRASI
Alucra mutfağı
Alucra, Giresun Dağları'nın güneyinde kaldığı için kıyının yağmurundan ve hamsisinden pay almaz. Yılda 560 milimetre dolayında yağış alan, kışı soğuk ve kar yağışlı, yazı sıcak ve kurak bir karasal iklim mutfağı doğrudan belirler: ekili tarımda en çok yer tahılın, yani buğday ile arpanın; sofrada da el açması hamur baskın. Sulanabilir alanlarda patates, fasulye, şeker pancarı ve lahana yetişir; beyaz lahanaya yörede kelem denir ve meyvecilik neredeyse hiç yoktur. Bunların yanında yaylacılık sofranın en güçlü ayağıdır: Gavur Dağları eteklerindeki otlaklar büyükbaş hayvancılığı besler, kıl keçisi, koyun ve sığır sürüleri ete, el yapımı keçi peynirine ve yayla balına kaynak olur; ilçenin tek coğrafi işaretli ürünü olan oğlak kebabı da bu geleneğin ürünüdür. Yemekler kışı çıkarmaya göre kurulur: lahana turşuya basılır, hamur kurutulur, et fırında pişirilip saklanır.
Bu ilçenin yemekleri, malzemeleri ve mevsim notları Giresun’da Yemek sayfasında ilçe başlığı altında duruyor.