DENİZİN TUZU, DAĞIN TEREYAĞI

Giresun’da yemek,
bir coğrafya anlatısı.

Bir yanda Karadeniz’in hamsisi, bir yanda yaylanın tereyağı. Giresun sofrası, kıyıdan iç kesime doğru yükselen bir coğrafyanın tadını taşır. Burada merkez ve 16 ilçenin mutfağı bir arada.

yöresel yemek
125
ilçe mutfağı
16
coğrafya kuşağı
3

Sayılar ilçe içeriklerinden üretilir; yeni bir yemek eklendiğinde kendiliğinden güncellenir.

GİRESUN MUTFAĞI NASIL BİR MUTFAK

Dar bir kıyı, yüksek bir sırt, iki ayrı tat.

Giresun, Karadeniz ile Giresun Dağları arasına sıkışmış ince bir kıyı şeridiyle başlar. Bu şeritte yağış boldur, arazi eğimli, tarla küçüktür. Sofranın temelini de bu yüzden bahçede yetişen yeşillik, mısır unu ve denizden gelen balık kurar.

Dağları aşıp güneye geçince iklim değişir. Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk tarafında yazlar daha kurudur; buğday, bulgur, baklagil ve et öne çıkar. Kıyıda tereyağıyla pişen bir yemeğin benzeri, iç kesimde bambaşka bir tat kazanır.

Anlatının devamını oku

İki kuşağın arasında yaylalar durur. Kümbet, Bektaş, Sis Dağı ve Kulakkaya gibi yaylalar yaz boyunca süt, tereyağı ve peynir üretir; bu ürünler hem kıyı hem iç kesim mutfağının ortak paydasıdır.

Üstüne bir de fındık eklenir. Giresun fındığı yalnız ihraç ürünü değil, sofranın içindedir: tatlıya, hamura, kahvaltıya ve ikrama girer. Şehrin antik adı Kerasous’un “kiraz” kelimesinin kökeni sayılması da bu toprağın meyveyle kurduğu eski bağı anlatır.

Karadeniz kıyısında Giresun şehrinin sahil şeridi ve denize bakan yerleşimi
Dereli’deki Kümbet Yaylası’nın ormanlarla çevrili yeşil tepeleri

Sofranın altı temel taşı

Bu altı malzeme, ilçe ilçe değişen yemeklerin ortak dilidir.
  • Fındık

    Giresun’un tombul fındığı tatlıdan hamura, kahvaltıdan ikrama her yere girer. Ağustostaki hasat şehrin takvimini belirler.

  • Karalahana

    Bölgenin baş yeşilliği. Çorbası, diblesi ve sarması yapılır; ilk kırağıdan sonra tatlandığı söylenir.

  • Mısır unu

    Kıyı şeridinin ekmeği de çorbası da mısırdan yapılır. İnce ya da kalın çekim, yemeğin kıvamını belirler.

  • Hamsi

    Sonbaharla birlikte sofraya oturur. Tavası, buğulaması ve pilavıyla kış aylarının ana yemeğidir.

  • Tereyağı ve peynir

    Yayla sütünden gelir. Kuymağın, mısır ekmeğinin ve kahvaltı sofrasının temelidir.

  • Buğday ve pekmez

    Dağların güneyinde bulgur, yarma ve pekmez öne çıkar; kıyıdan daha kuru, daha tok bir sofra kurulur.

COĞRAFYA SOFRAYI BELİRLER

Üç kuşak, üç ayrı mutfak.

İlçeleri bulundukları coğrafyaya göre süzebilirsin. Her kuşağın kendi malzemesi ve kendi pişirme alışkanlığı var.

Deniz, mısır unu ve karalahana. Balık sonbaharla gelir, yeşillik yıl boyu sofrada kalır.

8 ilçe62 yemek

Dağların güneyi: buğday, bulgur, et ve pekmez. Kıyıdan daha kuru, daha tok bir sofra.

7 ilçe54 yemek

Süt, tereyağı ve peynir. Yaz aylarında şehrin bütün sofrasını besleyen kuşak.

1 ilçe9 yemek

TÜRÜNE GÖRE

Çorbadan tatlıya, bütün sofra.

Bütün ilçelerin yemekleri tek listede. Türüne göre süzüp hangi ilçeden geldiğini görebilirsin.

125 yemekten 24 tanesi listede.

101 yemek daha var

İLÇE İLÇE SOFRA

Her ilçenin kendi tabağı var.

Kartlar her ilçenin mutfak anlatısını, temel malzemelerini ve öne çıkan yemeklerini bir arada gösterir.
8 yemek

Kıyı şeridi

Giresun Merkez

Giresun merkezinin sofrası iki yönden beslenir: önünde deniz, arkasında fındık bahçeleriyle kaplı yamaçlar. Kıyıdan hamsi gelir, yamaçtan karalahana, mısır ve fındık iner. Mısır unu burada ekmeğin de çorbanın da temelidir; karalahana ise kış boyunca sofradan inmez. Fındık hem tatlının hem mezenin içine girer — Giresun Tombul Fındığı menşe adı olarak tescilli, şehrin simgesi sayılır. Sebzeli yemeklerin çoğu ot toplama geleneğine dayanır, ısırgan ve pezik gibi otlar mevsiminde pişirilir.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

Kıyı şeridi

Bulancak

Bulancak sofrası kıyı ile fındık bahçesi arasında kurulur: sabah tezgâhında hamsi, mezgit, istavrit ve palamut; hemen arkadaki bahçede karalahana, fasulye ve mısır. Yemekler sebze ağırlıklı, az yağlı ve az baharatlıdır; mısır unu ekmekte de çorbada da karşına çıkar. Kış için turşu kurulur, sebze kurutulur, pekmez ve reçel kaynatılır — turşu kavurması bu alışkanlığın sıcak yemeğe dönüşmüş hâli. Belediyenin yöresel mutfak seçkisi de bu çerçeveyi izler: çorbalar, kavurmalar, dibleler, kilerden çıkanlar ve hamur işleri. Fındık ise yemekten çok tatlıda ve çerezde yer alır.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

İç kesim

Şebinkarahisar

Şebinkarahisar, Giresun'un kıyı şeridinden Giresun Dağları'yla ayrılmış iç kesiminde, Kelkit Havzası'nda ve denizden 1.300 metre yükseklikte oturur. Kıyıya paralel uzanan yüksek dağlar nemli rüzgârları tuttuğu için ortalama yağış, kıyı şeridinde 1.300 milimetreyi aştığı hâlde iç kesimde 500-750 milimetreye düşer; iklim sıcaklık ve kuraklık bakımından Orta Anadolu'yu andırır, yağışlar ilkbahar ve sonbahara kayar. Bu yüzden sofranın ağırlık merkezi hamsi değil buğday, dövme, yufka ve yöre otlarıdır — mısır unu da kullanılır ama kıyıdaki kadar belirleyici değildir. Ceviz, dut ve kuşburnu ilçenin imzası; karadutu coğrafi işaretle tescillidir, cevizi ince kabuğu ve dolgun içiyle ayrı tutulur. Yemekler büyük ölçüde etsiz ve mevsimliktir, kışa pekmez, pestil, köme ve kuru olarak saklanır.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

Kıyı şeridi

Piraziz

Piraziz mutfağı dar bir kıyı şeridiyle hemen arkasındaki fındık yamaçları arasında kuruluyor. Kaymakamlığın yöresel lezzetler sayfası malzemeyi tek tek sayıyor: karalahana, ısırgan, pezik, madımak, galdirik, mantar, sakarca, mendek ve merulcan; hayvansal yanda süt, yoğurt, yumurta, tereyağı, süzme, bal, peynir ve çökelek. Kilerde fırın fasulyesi ve darı unu, turşular, salçalar ve pekmezler durur. Tatlı tarafı meyveye ve pekmeze dayanıyor: taflan, üzüm, armut ve töngel pekmezleri, bir de coğrafi işaretli Piraziz elması. İlçenin kendi adıyla anılan iki lezzeti ise köftesi ve pidesi.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

Kıyı şeridi

Keşap

Keşap sofrası iki kaynaktan besleniyor: önündeki deniz ve arkasındaki fındık yamaçları. Belediyenin kendi anlatımıyla ilçe bir sahil ilçesi olduğu için mutfakta balık kültürü öne çıkıyor; hamsi, mezgit, istavrit ve palamut mevsiminde taze. Yukarıda, bahçe aralarında yetişen karalahana ile mısır unu kışın ana malzemesi oluyor. Fındıkçılığın yanında Karabulduk ve Halkalı yöresinde kivi, kiraz ve arıcılık meşhur, son yıllarda alabalık yetiştiriciliği de gelişti — bu yüzden tereyağı, peynir ve bal da günlük yemeğin parçası. Ormanın kenarında ilkbaharda toplanan melocan gibi yabani otlar ise mevsim geçmeden yenen, saklanmayan lezzetler.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

Kıyı şeridi

Espiye

Espiye mutfağı iki coğrafyadan birden besleniyor: önündeki Karadeniz ve arkasındaki vadiler. Kıyıda hamsi mevsimi her şeyi belirler; tava, ekmek, börek hep onun çevresinde kurulur. Vadinin yukarısında ise mısır unu, karalahana, fasulye ve yabani otlar öne geçer; dible gibi katmanlı sebze yemekleri bu kuşağın işi. Valiliğin kendi mutfak değerlendirmesi de kıyı kesiminde ot, yaprak ve deniz ürünlerinden oluşan yemeklerin hâkim olduğunu söylüyor. Fındık ve çay ilçenin iki büyük tarım ürünü, son yıllarda alabalık yetiştiriciliği de yayıldı.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

Kıyı şeridi

Tirebolu

Tirebolu mutfağı kıyıyla yaylanın aynı sofrada buluştuğu bir mutfak. Kaymakamlığın kendi anlatımıyla kent beslenmesinde balık, mısır ve karalahananın çok önemli bir yeri var; ilçenin sarp vadileri ve yüksek sırtları da tirmit mantarı, ısırgan ve taflan gibi dağdan toplanan malzemeleri sofraya taşıyor. Kışı uzun, yolu dar bir kıyı ilçesi olduğu için saklama kültürü güçlüdür: fasulye ve karalahana kurutulur ya da tuzlanır, kiraz ve yağsız peynir tuzlanarak kışa, bazı balıklar tuzlanarak yaza saklanır. Resmî kayıt şehrin özgün yemeklerinin başında pancar çorbası, mısır dolması, pancar diblesi, kiraz tuzlaması, fasulye turşusu, ısırgan yağlaşı ve mısır ekmeğini sayıyor. Tatlı tarafında şeker değil pekmez konuşur.

İlçenin sofrasını gör
7 yemek

Kıyı şeridi

Görele

Görele mutfağı kıyı ile fındık bahçelerinin arasında kuruluyor: bir yanda balıkçı limanından gelen hamsi, öbür yanda köylerden inen tereyağı, köy peyniri ve mısır unu. Belediyenin yöresel yemek listesi bu dengeyi iyi gösteriyor: karalahana yemeği, diblesi, çorbası ve döşemesi bir yanda; hamsi ızgara, hamsi kızartması ve hamsili mısır ekmeği öbür yanda, aralarında mısır çorbası, mısır dolması, turşu kavurması, hoşmak ve ısırgan. İlçenin iki işi bütün Türkiye'de biliniyor: taş fırında açılan Görele pidesi ve meyan köküyle yapılan coğrafi işaretli Görele dondurması. Bakanlığın ilçe tanıtımı ünlü yemekleri arasında Görele pidesi, koz helvası, dövme kar dondurması, hoşmak ve yağlaşı sayıyor.

İlçenin sofrasını gör
7 yemek

Kıyı şeridi

Eynesil

Eynesil mutfağı dar bir kıyı şeridinin mutfağı: bir yanda Karadeniz'in hamsisi, istavriti ve mezgiti, öbür yanda yamaçlara teraslanmış fındık bahçeleri ile mısır tarlaları. Resmî kaynaklarda ilçeye özel bir yemek listesi yok; Bakanlığın Giresun mutfağı değerlendirmesi kıyı kesiminde ot, yaprak ve deniz ürünlerinden oluşan yemeklerin hâkim olduğunu söylüyor ve buradaki yemekler bu il ölçeğindeki mirasın parçası. Sofranın omurgasını mısır unu kurar; ekmek de, sabahın sıcak lapası yağlaş da, helva da ondan çıkar. Kış aylarında karalahana ve kuru fasulye devreye girer, balık mevsiminde hamsi günde iki öğün sofraya gelebilir. Yemekler sade: uzun malzeme listesi yoktur, işi tereyağı, taze peynir ve günün balığı halleder.

İlçenin sofrasını gör
9 yemek

Yayla

Dereli

Dereli mutfağı yayla mutfağıdır: denizin değil, otlağın ve mısır tarlasının mutfağı. Hayvancılık yaygın olduğu için tereyağı, ayran, yoğurt ve çökelek her sofrada bulunur; yaylada tecen denen beyaz peynir, küp peyniri ve deri tulumunda tulum peyniri yapılır. Yazın toplanan otlar, mantarlar ve karalahana kışa turşu, kurutma ve pekmez yoluyla taşınır. Ekmek çoğunlukla mısır unundan; yemeklerin kıvamı da sık sık mısır yarması ya da unuyla tutturulur. Giresun ve çevresinde karalahanaya 'pancar' denir, menülerde bu adla karşına çıkar.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

İç kesim

Güce

Güce kıyıdan yalnızca 14 kilometre içeride ama mutfağı denizden değil dağdan ve bahçeden besleniyor; sofrada hamsi yerine mısır, fasulye ve yeşillik vardır. Kaymakamlığın saydığı yöresel yemekler bile bunu gösteriyor: taze süt mısır, fasulye, karalahana, çalıçileği ve mendek çorbası, fırında etli kuru fasulye, fırında yeşil fasulye, mantar kavurması. İlkbaharda mendek ve ısırgan gibi kendiliğinden biten otlar, yazın taze fasulye ile mısır, sonbaharda orman mantarı ve kestane sırayla sofrayı kurar. Fındık ve çay ilçenin iki büyük geçim kaynağı; arıcılık da yaygın ve kestane balı yörede aranan ürünlerden. Pişirme çoğunlukla ağırdır: fırında uzun uzun, kuru fasulyeyle, tereyağıyla.

İlçenin sofrasını gör
9 yemek

İç kesim

Yağlıdere

Yağlıdere mutfağı kıyıdan değil vadiden ve yayladan besleniyor. Hamsi burada misafir; sofranın asıl sahibi mısır unu, karalahana, kuru fasulye ve tereyağı. İlçenin geçimi fındık, hayvancılık ve arıcılığa dayandığı için yemeklerde fındık ve bal da sık karşımıza çıkıyor. Kaymakamlığın yayımladığı yöresel lezzet derlemesi kileri de sayıyor: fırın fasulyesi ve fırın darısı, taflan–üzüm–armut–töngel pekmezleri, fasulye ile mantar turşuları, karalahana, ısırgan, pezik, madımak, kaldirik, sakarca, mendek ve merulcan gibi otlar. İlkbaharda vadi yamaçlarından toplanan otlar ve ormandan çıkan mantar, kışın ise tuzlanıp turşulanan sebzeler mevsimi belli eder. Çoğu tarif tek tencerede, uzun uzun pişen, doyuran yemekler.

İlçenin sofrasını gör
6 yemek

İç kesim

Doğankent

Doğankent'in mutfağı denizden değil, vadiden ve yayladan beslenir. Dik yamaçlarda mısır, karalahana ve fasulye yetişir; ormanın kenarından ısırgan, yayladan süt ve tereyağı gelir. Sofranın esası tencere yemeği ve dible: sebze ile pirinç kat kat dizilir, kısık ateşte uzun uzun pişer. Harşit Vadisi Gümüşhane'ye açıldığı için komşu Kürtün tarafının hamur işleri de buraya kadar gelir; siron bunun en açık işareti. İlçe halkının yarısı geçimini tarımdan, bunun da en büyük kısmını fındıktan sağlıyor; sabit arıcılık da yaygın ve çiçek balının yanında kestane balı üretiliyor. Son yıllarda ceviz, kivi ve bodur kiraz da sofraya giriyor.

İlçenin sofrasını gör
7 yemek

İç kesim

Çanakçı

Çanakçı kıyıdan 17 kilometre içeride, dik vadilerin ve fındık bahçelerinin arasında kalır; mutfağı da buna göre balıktan çok topraktan beslenir. 1991'e kadar Görele'nin bucağı olduğu için sofra geleneği Görele mutfağıyla neredeyse aynıdır: mısır unu ekmeğin ve çorbanın temelidir, karalahana kışın değişmeyen sebzesidir. Bahçeden ve yol kenarından toplanan yabani otlar, kurutulmuş fasulye ve yayla peyniri kileri tamamlar. Tereyağı burada baharat gibi kullanılır; neredeyse her tencere onunla kapanır.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

İç kesim

Alucra

Alucra, Giresun Dağları'nın güneyinde kaldığı için kıyının yağmurundan ve hamsisinden pay almaz. Yılda 560 milimetre dolayında yağış alan, kışı soğuk ve kar yağışlı, yazı sıcak ve kurak bir karasal iklim mutfağı doğrudan belirler: ekili tarımda en çok yer tahılın, yani buğday ile arpanın; sofrada da el açması hamur baskın. Sulanabilir alanlarda patates, fasulye, şeker pancarı ve lahana yetişir; beyaz lahanaya yörede kelem denir ve meyvecilik neredeyse hiç yoktur. Bunların yanında yaylacılık sofranın en güçlü ayağıdır: Gavur Dağları eteklerindeki otlaklar büyükbaş hayvancılığı besler, kıl keçisi, koyun ve sığır sürüleri ete, el yapımı keçi peynirine ve yayla balına kaynak olur; ilçenin tek coğrafi işaretli ürünü olan oğlak kebabı da bu geleneğin ürünüdür. Yemekler kışı çıkarmaya göre kurulur: lahana turşuya basılır, hamur kurutulur, et fırında pişirilip saklanır.

İlçenin sofrasını gör
8 yemek

İç kesim

Çamoluk

Çamoluk mutfağı, Giresun'un kıyı mutfağına hiç benzemez. Deniz 180 kilometre uzakta olduğu için ne hamsi ne de mısır unu sofranın merkezindedir; burada temel buğday, bulgur ve kuru fasulyedir. Kelkit vadisinin yarı kurak iklimi tahılı, cevizi ve bağı besler; yüksek meralar da yoğurdu, ayranı ve balı bol tutar. Fark dilde bile görünür: kıyıda lahanaya "pancar" denirken Çamoluk'ta "kelem" denir. İç Anadolu ve Doğu Anadolu komşuluğu doğrudan tabakta okunuyor.

İlçenin sofrasını gör

Her ilçenin yemekleri, malzemeleri ve kaynakları kendi sayfasında tam haliyle duruyor; bu kartlar oraya açılan kapılar.

NEYİ NE ZAMAN YENİR

Giresun sofrasının takvimi.

  1. İlkbahar · Mart–Mayıs

    Bahçeler ve dere kenarları yeşillenir; ısırgan ve taze otlar sofraya girer. Mayıs sonunda Aksu Festivali ile şehir kıyıya toplanır.

  2. Yaz · Haziran–Ağustos

    Haziranda kiraz, temmuzda yayla şenlikleri, ağustosta fındık hasadı. Süt, tereyağı ve peynir en bol bu aylarda bulunur.

  3. Sonbahar · Eylül–Kasım

    Hamsi mevsimi açılır. Karalahana ilk kırağıyla tatlanır; iç kesimde pekmez ve pestil kaynatılır, ceviz toplanır.

  4. Kış · Aralık–Şubat

    Mısır ekmeği, karalahana çorbası, kuymak ve hamsi tava sofrayı ısıtır. Turşu ve kurutulmuş yeşillik kiler işine yarar.

Tarihler ve mevsimler yıla göre kayabilir; yola çıkmadan önce güncel bilgiyi yerel kaynaklardan kontrol et.

SOFRADAN KALKMADAN ÖNCE

Yemeğin geldiği yeri de gez.

Giresun’un yaylaları, kıyıları ve ilçe merkezleri bu sofranın nereden geldiğini anlatır.

Giresun’u keşfet

Bu sayfa Giresun’un mutfak kültürünü tanıtır; işletme, restoran veya ürün önerisi içermez. Yemek adları, malzemeler ve gelenekler ilçeden ilçeye değişebilir. Fotoğraflar açık lisanslı arşivlerden alındı; fotoğrafçı ve lisans her karenin yanında yazılıdır. Bütün fotoğraf künyeleri