Giresun konu başlığı

Tarih

Kerasus'tan Farnakia'ya, Çepni Türkmenlerinden 1923'te il oluşuna kadar şehrin uzun hikâyesi.

Giresun, Anadolu'nun kuzeydoğusunda, denize doğru uzanan bir yarımadanın üzerinde kurulu. Şehrin kim tarafından ve tam olarak nerede kurulduğu, Valilik'in kendi anlatımıyla bile tartışmalı bir konu: bu tereddüt M.Ö. 350 yıllarına ait kaynaklarda bile görülüyor. Aşağıdaki bölümler, Giresun Valiliği'nin tarih sayfalarındaki anlatımı izler.

Eksen
Kültür
Bölüm
4
Bağlı ilçe
4

Ayrıntı

Konunun bölümleri

Her bölüm resmî kaynaktaki anlatıma dayanır; kaynakta olmayan bilgi eklenmedi.
1 / 4

İlk adlar: Farnakia ve Kerasus

Coğrafyacı Strabon, Farnakia dediği şehrin bugünkü Giresun'un bulunduğu yerde kurulduğu üzerinde durur. Romalı idareci Arrien ise Farnakia'nın eski adının Kerasus olduğunu ve buranın Sinoplular tarafından kurulduğunu yazar. Karadeniz'de 90'a yakın koloni şehri kuran Miletoslular, Valilik'in anlatımına göre Giresun ve Tirebolu şehirlerinin de kurucularıdır; amaçları bölgeyi yurt edinmek değil, yer altı ve yer üstü kaynaklarını işletmekti. Hitit İmparatorluk dönemi tabletlerine dayanan kaynaklarda Giresun'un Azzi Bölgesi sınırları içinde kaldığı anlaşılıyor. Roma döneminde ise komutan Lucullus'un buradaki yabani kiraz ağaçlarının fidanlarını Roma'ya götürdüğü anlatılır; kirazın dünyaya Giresun'dan yayıldığı inancının kaynağı bu olaydır. Valilik bu noktada bir ihtiyat payı da bırakır: Roma'da daha önce de kirazın var olduğu belirtilmektedir.

2 / 4

Çepniler ve 1397 fethi

Romalıların ardından Bizans denetimine geçen Giresun'da, 705 yılında ilk kez Müslüman Arap orduları bölgeye gelip İslamlığı tanıtmaya başlar. 1244'te Moğolların egemenliği altına giren Trabzon ile birlikte Giresun ve çevresi de Moğol nüfuzuna girer. İşte bu sırada Oğuzların Üçok koluna mensup Çepniler Ordu, Giresun ve Trabzon illeri sınırlarına yerleşmeye başlar. Ordu ve çevresini kontrol altına alan Çepni Türkmenlerinin beyi Bayram Bey'dir; oğlu Hacı Emir Bey döneminde bölgeye "Bayramlu Beyliği" denilmeye başlanır. Hacı Emir Bey'in oğlu Emir Süleyman Bey 1397'de Giresun'u fetheder. Valilik bu tarihi özellikle vurgular: Giresun'un Osmanlı Devleti'ne katılışı 1461'dir, ama Türkleşmesi 1397'de gerçekleşmiştir ve bu yanlış kanaat yüzünden şehirde Emir Süleyman Bey'in adını taşıyan hiçbir eser bulunmaz.

3 / 4

Osmanlı dönemi ve 1923'te il oluşu

Bayramlu Beyliği iç ve dış çatışmalar sonucu zayıflayarak Sivas Hükümdarı Kadı Burhaneddin'in hâkimiyetine girer; Giresun bir süre de Timur'un egemenliğinde kalır. Fatih Sultan Mehmet'in 1461'de Trabzon'u fethiyle yönetim Osmanlılara geçer. Osmanlı döneminde Giresun ve çevresi eşkıyaların, Celali ve Kazak gruplarının baskın ve yağmalarına maruz kalır. Tanzimat döneminde, 1847'de Trabzon iline bağlı bir kaza olur. İdari bağlılık yönünden Trabzon, Ordu ve Şebinkarahisar üçgeninde yer değiştiren Giresun, 1923 yılında 3 nahiye, 140 köy ve 14 mahalle ile birlikte il olur. Kıyının batısındaki Çıtlakkale mahallesinin adının, Deliorman ve Selanik civarından gelip buraya yerleşmiş Çıtak Türklerinden geldiği aktarılır.

4 / 4

Millî Mücadele ve Osman Ağa

I. Dünya Savaşı'nda Rus orduları Giresun'u da ele geçirmeye çalışır; Osman Ağa önderliğindeki milis Türk kuvvetleri bu saldırıyı Harşıt mevkiinde püskürtür. 1883'te Giresun'un Hacıhüseyin Mahallesi'nde doğan Osman Ağa, 1912'de Balkan Harbi'ne gönüllü katılır; sağ dizinden yaralanıp sakat kalınca "Topal" lakabıyla anılmaya başlar ve Gazi unvanı alır. Şubat 1918'de Giresun Belediye Başkanı olur, Eylül 1920'de Giresun Gönüllüler Taburu'nu kurar. 12 Kasım 1920'de Ankara'ya gönderdiği Giresunlulardan Atatürk'ün ilk muhafız birliği oluşur. Komutasındaki 47. ve 42. Gönüllü Alayları Sakarya Meydan Muharebesi'ne katılır. 2 Nisan 1923'te 40 yaşında hayatını kaybeder; Giresun Kalesi'ne gömülür, Mart 1925'te naaşı anıt mezara taşınır. Kıyı şeridindeki Görele ise 1916'da Rus işgali altında kalır ve 13 Şubat 1918'de civar bölgelerle birlikte bu işgalden kurtulur.

Yerinde gör

Bunu nerede görebilirsin

Yalnız resmî kaynakta adı geçen yer, yapı ve etkinlikler listelenir.

Giresun Kalesi

Kenti ikiye bölen yarımadanın ucundaki tepe üzerinde; Pontus Kralı I. Pharnakes tarafından yaptırıldığı kabul edilir. Osman Ağa'nın mezarı, mağaralar, kaba taşlarla örülmüş surlar ve taş kabartmalar burada. Bugün piknik ve mesire yeri olarak kullanılıyor.

Giresun Müzesi (Gogora Kilisesi)

18. yüzyıldan kalma, Ortodoks kilise olarak kullanılmış bir yapı. İçinde Eski Tunç Çağı, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler, taş kabartmalar, silah, giysi ve para örnekleri sergileniyor.

Zeytinlik Semti

Kalenin güneydoğusunda, tarihî Giresun evlerinden oluşan semt. Kentsel sit alanı olarak koruma altında ve geleneksel Doğu Karadeniz yerleşmelerinin tüm özelliklerini taşıyor.

Şebinkarahisar'da Taşhanlar ve Meryem Ana Manastırı

Taşhanlar 17. yüzyılda Şebinkarahisar Sipahi Reisi Taban Ahmet Ağa tarafından yaptırıldı; 1915'ten 1939'a kadar cezaevi olarak kullanıldı. Kayadibi Köyü'ndeki Bizans dönemi Meryem Ana Manastırı 2014'te Ören Yeri ilan edildi.

Tüm konulara dön