1 / 4Peştamal ve keşan
Peştamal, Giresun'da kadın giyiminin değişmez bir parçasıdır ve başa örtülen ile bele sarılanın ayrı türleri vardır. Kadınlar başlarına "keşan peştamal" denilen gösterişli ve ince bir dokumayı, bellerine de düz çizgili ya da direkli peştamal denilen dokumayı sararlar. Entarinin üzerine bele bağlanan, genellikle beyaz, kırmızı, enlice çizgili ya da kareli peştamallara yörede "keşan" da denir. Her gün iş içinde olan kadının tarlada, mutfakta, yolda ve pazarda belinde taşıdığı peştamal, oldukça süslü bir giysi olmasının yanında üst başını kirlenmekten koruyan iyi bir önlüktür. Yüksek kesimlerde oturan kadınların bellerine sardıkları kalınca kuşak ise sırtta yük taşırken belin incinmemesi için bir yastık, yörenin tabiriyle arkalaç görevi görür; özel gün ve düğünlerde giyilen püsküllü ve desenli yün kuşaklara "acem şalı" denirdi.
2 / 4Çember, entari, yelek, çorap
Baş örtüsü yörede cember, çember ya da çömber adıyla bilinir; yaşmak ve bürümcek de denir. İnce ve seyrek dokunmuş, üzerine kalıpla basılmış, elle boyanmış yaprak ve çiçek motifleri bulunan, etrafı ince boncuk, metalik beyaz pul ve iğne oyalarıyla süslü bir bezdir ve başta siyah olmak üzere değişik renklerde bağlanır. Entari, üçetek ya da bindallı olarak da tabir edilir; yöre giyiminde en çok kullanılan model beli büzgülü entari modelidir ve etek ile yaka kısmı fırfırlı veya dilimli olur. Yeleğin en makbulü kadife olanıdır; sağ ve sol yanı ile arkası eskiden sırma tekniğiyle çiçek ve yaprak desenleriyle işlenirdi. Çoraplar, "fildegoz" adı verilen yün ve ince pamuk ipliğinden, diz kapağının altına gelecek şekilde uzunca örülür; örgü desenine göre erik yaprağı, burma, saç örgüsü, yıldız, çiçek, kilim, baklava ve muska adlarını alır, değişik renk ve motiflerde örülenlere "alaca çorap" denir. Ayağa dağ köylerinde çarık, çapula ve yemeni, kent merkezi ile sahil köylerinde mest ve kundura giyilirdi.
3 / 4Aba, zıpka ve kabalak
Erkek giyiminde dağlık kesimlerde paçaları dar, baldırdan yukarısı bol pantolonlar, yani aba-zıpka giyilir; bu giyimde yörenin sert ikliminin etkisi vardır. Kostümün ana rengi siyahtır ve esas dokuması, keçi yününden yapılan, adına "çöpür" denen kalın siyah bir kumaştır; bu kumaş 25 santim enlilikte, "kazık" denilen dokuma tezgâhında elle dokunurdu ve oldukça ağırdır. Başa aba-zıpka kumaşından yapılmış ve kulak üzerinden bağlanan "kabalak" adlı başlık takılır. Kabalak 150-170 santim uzunluğunda, 24-25 santim enindedir; tepesinde bağlı bir püskülü, önünde kaytan işlemesi ve arka tarafında rahat bağlanabilmesi için bir yırtmacı vardır, başa sarılarak kulak üstünde fiyonk şeklinde bağlanır. Aksesuar olarak boyunda zincirli gümüş hamaylı, omuzdan bel hizasına inen zincirli gümüş tütünlük, belde çerkez kayışı ile kılıflı kama ve tabancalık yer alır. İl merkezinde, kıyıda ve kasabalarda ise erkekler ceket ve pantolon giyer, kasket takar.
4 / 4Takı ve süslenme
Yörede takı olarak altın, gümüş ve elmas her zaman rağbet görmüştür. Cumhuriyet öncesinde gümüş tepeliği yalnızca genç kızlar takardı; gelinler ve evli hanımlar altın tepelik takardı. Tepelikler genellikle duvak yerine kullanılan saf ipek örtünün üzerine, genç kızlarda ise iğne oyalı şifon eşarbın üzerine takılırdı. Göğse en çok beşibiryerde takılır ve bu altının yanlarına Osmanlı adı verilen Reşat liralar dizilir; önceden kurdeleyle bağlanarak boyna takılan gerdanlık bugün zincire dizilerek takılıyor. Kola genç kızlar gümüş, gelinler altın hasır bilezik takar ve her gelinin mutlaka bir hasır bileziği bulunur; Valilik hasır bileziklerin günümüzde de büyük ilgi gördüğünü belirtiyor. Yüz süslemesinde ise fındığın ateş üzerinde yakılmasıyla elde edilen kömürden kaşlara "rastık" çekilirdi; el içlerine kına yakma geleneği hâlâ sürüyor.